
1) İçimizdeki ebeveyn modu nasıl oluşur?
Şema terapiye göre çocuk, temel duygusal ihtiyaçları yeterince karşılanmadığında bazı erken dönem şemalar geliştirir. Bu süreçte yalnızca yaşanan olaylar değil, bakım verenlerin tekrar eden tavırları, ses tonu, beklentileri, eleştirileri, utandırmaları, koşullu sevgileri ve cezalandırıcı tutumları da iç dünyaya yerleşir. Zamanla çocuk, dışarıdan duyduğu sesi içeride kendi sesiymiş gibi taşımaya başlayabilir. Şemalar; çocuğun mizacı ile zarar verici yaşantıların etkileşimi içinde gelişir ve yaşam boyu sürdürülmeye eğilim gösterir. Şema terapi kaynakları, işlevsiz ebeveyn modlarının ebeveynler ya da diğer önemli figürlerden türediğini; bunların içselleştirilmiş olumsuz değerlendirmeler şeklinde yeniden ortaya çıkabildiğini vurgular.
Burada önemli bir nokta şu olabilir: Kişi anne-babasının her özelliğini birebir içine almaz. Daha çok, tekrar eden ve duygusal olarak güçlü yaşanan mesajlar içselleşir. Yani içerideki bu ebeveyn sesi, geçmişin aynen kaydı değil; seçilmiş, genellenmiş ve çoğu zaman çarpıtılmış bir iç temsildir.
2) Bu mod bize neler söyleyebilir ve bunlar ne zaman işlevsiz hale gelir?
Bu modun dili genellikle şöyle olur:
Talepkâr/Eleştirel ebeveyn: “Daha iyisini yapmalısın.” “Hata yapmamalısın.” “Zayıflık göstermemelisin.” “Hep kontrol sende olmalı.”
Cezalandırıcı ebeveyn: “Berbat birisin.” “Bunu hak ettin.” “Affedilmemelisin.” “Senin ihtiyaçların önemli değil.”
Şema terapide cezalandırıcı ebeveyn; kişinin kendisine karşı aşırı eleştirel, nefret dolu ve katı biçimde cezalandırıcı olduğu bir zihin durumu olarak tanımlanır. Talepkâr ebeveyn ise performans, kusursuzluk, disiplin, başarı ve hata yapmama baskısı üretir.
Bu sesler bazen kısa vadede düzen sağlayabilir; örneğin çalışmayı, toparlanmayı ya da kurallara uymayı artırabilir. Ama şu noktada işlevsiz hale gelirler: Kişiyi geliştirmek yerine utandırmaya, korkutmaya, sürekli yetersiz hissettirmeye, esnekliği yok etmeye ve ihtiyaçlarını bastırmaya başladıklarında. Şema terapiye göre birçok uyumsuz mod kişiyi durumlara aşırı ya da yetersiz tepki vermeye iter ve sonunda kişinin kendisine ya da ilişkilerine zarar verir.
3) Yetişkinlikte bu söylenenlere nasıl inanırız?
Bu sesler bize yeni gelmez; tanıdık gelir. Şema terapinin temel görüşlerinden biri, erken gelişen şemaların tanıdık oldukları için kolayca “doğru” gibi hissedilmesidir. Kişi çoğu zaman sadece düşünceye değil, düşüncenin yarattığı tanıdıklık duygusuna da inanır. Ayrıca insanlar yaşam olaylarını bazen şemalarını doğrulayacak biçimde yorumlayabilirler.
Bu nedenle yetişkinlikte biri eleştirdiğinde, bir hata yaptığımızda, reddedildiğimizde, başarısız olduğumuzda ya da bir ihtiyacımız ortaya çıktığında içerideki ebeveyn modu hızla aktive olabilir. O anda kişi sadece “bir düşünce” yaşamaz; sanki mahkeme kararı verilmiş gibi hisseder. Özellikle cezalandırıcı ebeveyn devredeyken düşünce, duygu ve beden tepkisi birbirini güçlendirir. Niteliksel bir bilimsel çalışmada, cezalandırıcı ebeveyn modunun kişilerde yaygın öz-eleştirel mesajlar, yoğun duygusal ve bedensel sıkıntı ve uyumsuz başa çıkma tepkileriyle deneyimlendiği bildirilmiştir.
4) Yetişkinlikte bizi nasıl etkiler, nasıl hissettirebilir?
Bu modlar erişkin yaşamda şu alanlarda etkili olabilir:
Duygusal olarak:
Yoğun suçluluk, utanç, yetersizlik, değersizlik, kendinden tiksinme, sürekli gerginlik, başarısızlık korkusu.
Bilişsel olarak:
Katı “meli-malı” cümleleri, siyah-beyaz değerlendirmeler, kendini acımasızca yargılama, başarıyı küçümseme, hatayı felaketleştirme.
Davranışsal olarak:
Aşırı çalışma, erteleme, kaçınma, kendini sabote etme, ilişkilerde fazla boyun eğme ya da aşırı savunmaya geçme, özbakımı ihmal etme.
İlişkisel olarak:
Eleştirilere aşırı hassasiyet, onay arama, sınır koyamama, sert iç ses nedeniyle başkalarının eleştirisini de kolayca “haklı” sanma.
Araştırmalar, ebeveyn modlarının duygu düzenleme güçlükleri ve psikolojik belirtilerle ilişkili olduğunu; ayrıca cezalandırıcı ve talepkâr modların farklı işlevler gördüğünü göstermektedir. Yani biri daha çok “kusur ve ceza”, diğeri daha çok “yüksek standart ve baskı” üretir.
5) Bu mod her zaman gerçeği mi söyler?
Hayır. Şema terapi açısından bu çok kritik bir noktadır: İçimizdeki ebeveyn modu, nesnel gerçeği değil; içselleştirilmiş, çoğu zaman çarpıtılmış ve geçmişten taşınmış yorumları konuşur. Şemalar ve modlar, kişinin yaşam olaylarını kendi geçerliliğini koruyacak şekilde çarpıtmasına yol açabilir. Bu yüzden “Ben yetersizim”, “İhtiyaç duymak zayıflıktır”, “Hata yaptıysam cezayı hak ederim” gibi cümleler çok ikna edici hissettirse de bunlar çoğu zaman veri değil, modun yorumudur.
Bu nedenle bu ses bazen çifte standart da üretir. Kişi aynı durumda bir danışanına, arkadaşına ya da sevdiği birine çok daha şefkatli davranırken; kendisine karşı son derece sert olabilir. Şema terapi açısından bu, sağlıklı yetişkin değerlendirmesi değil; işlevsiz ebeveyn modunun tek taraflı, katı ve seçici ölçütler uygulamasıdır. Bu sonuç, modların kişiyi aşırı tepkiye itmesi ve olayları çarpıtarak yorumlamasıyla tutarlıdır. Bu kısmı, mevcut kuramsal çerçeveden çıkarılan klinik bir yorum olarak söylemek daha doğru olur.
6) Bu sesle mücadele nasıl olabilir?
Şema terapide amaç bu sesi “yok saymak” değil, onun ne olduğunu ayırt edip gücünü azaltmaktır. Temel hedef, Sağlıklı Yetişkin modu güçlendirmektir. Şema terapide, önemli adımlarından birisi cezalandırıcı, aşırı eleştirel ve talepkâr modlarla mücadele etmektir; bir diğeri ise sağlıklı modları inşa etmektir. Bu süreçte ayrıca sınırlı yeniden ebeveynlik yaklaşımında terapist, hastanın sağlıklı yetişkin modunun gelişmesine model olur.
Şema terapi perspektifinden etkili mücadele yolları şunlardır:
1. Sesi isimlendirmek
“Bu benim gerçeğim” yerine, “Şu an cezalandırıcı ebeveyn konuşuyor” diyebilmek. Bu, düşünce ile kimlik arasına mesafe koyabilir.
2. Kanıt testi yapmak
Bu sesin söyledikleri veri mi, yorum mu?
Bir hata yaptım diye gerçekten değersiz mi oldum, yoksa mod bunu abartıyor mu?
3. Çifte standardı yakalamak
Aynı durumda sevdiğim birine ne söylerdim?
Kendime neden daha acımasız davranıyorum?
4. Sağlıklı yetişkin cevabı geliştirmek
Talepkâr ebeveyne: “Mükemmel olmak zorunda değilim; yeterince iyi olmak ve bir şeyleri yeterince yapmakta insanidir.”
Cezalandırıcı ebeveyne: “Hata, ceza gerektirmez; sorumluluk alıp telafi edebilirim.” Hatamdan ne öğrenebilirim ve ne kadar öğrenebilirim?
5. Duygusal düzeyde çalışmak
Yalnızca mantık yetmeyebilir. Şema terapide boş sandalye, imgeleme ile yeniden senaryolaştırma ve mod diyaloğu gibi yaşantısal teknikler, özellikle cezalandırıcı ebeveynin gücünü azaltmak için kullanılır. Bilimsel çalışmalar, hem bilişsel sorgulamanın hem de boş sandalye çalışmasının cezalandırıcı temel inancın gücünü ve inanılırlığını azaltabildiğini; boş sandalye tekniğinin ise danışanlar tarafından daha duygusal olarak etkili bulunduğunu göstermiştir.
6. İhtiyacı duymak ve bastırmamak
Bu ses çoğu zaman ihtiyaçları küçümser: dinlenme, destek isteme, hata yapma hakkı, sınır koyma, yas tutma, kırılganlık. Oysa sağlıklı yetişkin modu, ihtiyacı utanç konusu yapmaz; düzenler.
📋Hazırlayan: Psk. Ömer BALABAN
Kaynakça: (Arntz, A. ve Jacob, G. (2013). Uygulamada şema terapi: Şema mod yaklaşımına giriş rehberi. Wiley-Blackwell.)(Baelemans, M. C. E., Plooij, P., Bachrach, N. ve diğerleri. (2025). Şema terapi sonrasında borderline kişilik bozukluğu olan bireylerde cezalandırıcı ebeveyn modunun öznel deneyimi: Nitel bir çalışma. Clinical Psychology & Psychotherapy) (Dadomo, H., Grecucci, A., Giardini, I., Ugolini, E., Carmelita, A. ve Panzeri, M. (2016). Duygu düzenleme güçlüğü için şema terapi: Kuramsal çıkarımlar ve klinik uygulamalar. Frontiers in Psychology.) (Uluslararası Şema Terapi Derneği. (t.y.). Şema terapinin temel kavramları.) (Uluslararası Şema Terapi Derneği. (t.y.). Sınırlı yeniden ebeveynlik.) (Maurer, O. ve Rafaeli, E. (2015). İşlevsiz ebeveyn modlarıyla çalışmada yeni yönelimler. Uluslararası Şema Terapi Derneği Bülteni) (van Maarschalkerweerd, F. A. T., Muris, P., Arntz, A. ve diğerleri. (2021). Borderline kişilik bozukluğunda şema terapide cezalandırıcı ebeveyn modunun ele alınması: Boş sandalye tekniğinin bilişsel sorgulama ile karşılaştırılması. Journal of Behavior Therapy and Experimental Psychiatry, 73.) (Young, J. E., Klosko, J. S. ve Weishaar, M. E. (2003). Şema terapi: Uygulayıcılar için rehber. Guilford Press.)