
Deprem Sonrası Psikolojik Duygudurum Analizi, İlk Yardım ve Müdahaleler
Travma Nedir?
DSM-5-TR (2022) tanı ölçütleri kitabında Amerikan Psikiyatri Birliği travmayı “Ruhsal Örselenme ve Tetikleyici Etkenle İlişkili Bozukluklar” başlığı altında ele alır. Kişi gerçek veya ölüm tehdidi, ciddi yaralanma veya cinsel saldırı gibi olaylara bizzat maruz kalmış ya da şahit olmuştur. Yaşanılan olayın şiddeti ve travmaya maruz kalma süresi travmayı değerlendirmedeki öncelikli noktalardır. Travma çoğu zaman doğal akışında kendiliğinden iyileşmektedir, fakat kaçınma (avoidance) davranışları sebebiyle bu doğal akışa ket vurulması nedeniyle “Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)” gelişebilmektedir. Kişi süreğen bir uyarılma halindedir. Travmatik anının istemsizce yeniden yaşantılanması, tepkisellikte artış, kaçınma, olaya dair bazı kısımları hatırlayamama (kısa süreli amnezi), aşırı uyarılma, işlevsellikte bozulmalar ve disosiyasyon travmanın semptomları arasındadır ve bu semptomlar ilk 1 ay “normal reaction (normal tepki)” olarak görülür. Olaydan yaklaşık 1 hafta sonra “kendi kendine iyileşme (self- healing process)” başlar ve bu süreçte özellikle müdahale edilmemelidir.
Doğal Afetlerde Deprem Özelinde Travmayı Ele Almak
Deprem sonrası depremzedelerde görülen ruhsal tepkiler zamanla değişim gösterir; akut dönemde şok, donakalma, panik, uykusuzluk, odaklanamama ve sürekli deprem oluyormuş hissi gibi belirtiler anormal bir duruma verilen normal tepkiler olarak kabul edilirken, sonrasında maddi ve manevi kayıplara bağlı doğal bir yas süreci yaşanır ve bu süreç komplike hale gelmedikçe dışarıdan müdahale önerilmez; ancak belirtiler bir aydan uzun sürer ve şiddeti azalmazsa travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) tanısı değerlendirilmelidir (Yıldız & Akkoyun, 2023).
Erken Dönem Psikolojik Müdahaleler
Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’nde de olduğu gibi (1- Fizyolojik gereksinimler,2- Güvenlik gereksinimi, 3- Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi, 4- Saygınlık gereksinimi, 5- Kendini gerçekleştirme gereksinimi) öncelik kişinin hayatta kalması ve temel fizyolojik ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Yani psikolojik ilk yardımdan önce fiziksel ilk yardım gelir. Psikolojik ilk yardımın temelinde fiziksel ilk yardım vardır da denilebilir. İlk müdahale bireyin yanında olmak, orada onun için bulunmak ve herhangi terapötik bir müdahaleye girişmemektir. Yönlendirici olmaksızın duyguların paylaşılmasını sağlamak önemlidir. Yaşanılan durumun azımsanmasından geri durulmalı, “senden daha kötü durumda olanlar var”, “… da yaşanabilirdi, ama olmadı şükret”, “… daha kötü durumda senden” gibi yorumlar yapılmamalı ve gereksiz olumlamalardan da kaçınılmalıdır. Empati duygusunu kullanmalı fakat “seni anlıyorum”, “üzülme” gibi yorumlar yapılmamalı ve anormal duruma verilen normal tepkiler mümkün olduğunca müdahale edilmeden yaşanmalıdır. Travmanın akut aşamasında iken kendi doğal akışında ilerlemesine izin verilmeli ve travmanın doğal iyileşme mekanizması kendi rutin döngüsüne bir süre (TSBB’ye dönüşmesi için DSM-5-TR 1 ay der) bırakılmalıdır. Kişiyi dinlemeye açık olunmalı fakat kişi kendisini açmak istediğinden daha fazlasına zorlanmamalıdır.
Deprem sonrası müdahale yaklaşımları ve tedavi sürecinde, akut dönemde hemen ilaç kullanımına başlanması genellikle önerilmez çünkü bu durum yas sürecini olumsuz etkileyebilir; yalnızca uyku sorunları gibi durumlarda destekleyici ilaçlar kullanılabilir, bu süreçte mağdurlara yaşadıkları belirtilerin normal olduğunu anlatmayı içeren psikoeğitim en önemli adımı oluştururken, belirtilerin uzun süre devam etmesi veya kronikleşmesi durumunda ise psikofarmakoterapi ve psikoterapi gibi profesyonel destekler devreye girmelidir (Yıldız & Akkoyun, 2023).
Çocuklar İçin Deprem Sonrası İlk Yardım
Çocuk için mümkün olduğunca güvenli bir ortam sağlanmalı, eğer bir ebeveyn kaybı gibi bir durum söz konusuysa çocuğa tanımadığı bir ruh sağlığı uzmanından ziyade; bildiği, güvendiği bir yakını kaybı söylemelidir. Öncelik çocuğun yararının gözetilmesidir ve bilginin verilme zamanının iyi değerlendirilmesi gerekir.
İkincil Travma Nedir
DSM’in önceki versiyonlarında medya araçları (TV, telefon, radyo…) aracılığı ile travmaya maruz kalmak da TSBB tanı kriterleri arasında sayılmaktaydı. Güncel DSM’e göre ise bu kriter maruz kalanın seçimi olabilmesi sebebiyle listeden çıkarıldı. Çünkü maruz kalan kişi kanalı değiştirebilir veya radyoyu kapatabilirdi. Travma kriterleri için ise kaçınılmaz bir maruz kalma gerekmekteydi. Bu sebeple bölgeye giden arama kurtarma ekipleri, sağlık personelleri, ruh sağlığı uzmanları gibi sahadaki personel travmaya maruz kalabilmekte ve ikincil travma yaşayabilmektedir.
Deprem Sonrası TSSB Müdahalesi
Deprem sonrası müdahaleyi üç uçlu olarak ele alabiliriz. Fiziksel ilk yardım, psikolojik ilk yardım ve psikosoyal destek. Fiziksel ilk yardım özellikle doğal afetler konusunda müdahalenin telini oluşturur. Fiziksel olarak güvenli ve sağlıklı bir ortamın sağlanmadığı bireyde diğer iki adıma geçmenin bir etkisi yoktur. Psikolojik ilk yardım, afet sonrası bireylerin olumsuz duygularını güvenle desteklemek ve temel gereksinimlerini karşılamak için sunulan erken dönem bir hizmetken psikososyal destek ise; bireylerin afet öncesi yaşam biçimlerine dönmelerini sağlamayı, psikolojik uyumsuzlukları önlemeyi ve toplumun başa çıkma kapasitesini artırmayı hedefleyen çok boyutlu bir hizmettir (Sargın & Demirelli, 2023). 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen bireylerle yürütülen bir çalışmada konteyner kentlere veya bölge dışına taşınma durumlarının, topluluk aidiyet duygularını zayıflattığı; yalnızlık, sosyal izolasyon ve güven kaybı gibi olumsuz etkiler yarattığı bulgularına ulaşılmıştır (Bakır & Doğan, 2026). Bu sebeple aidiyet duygusunun önemi büyük olmakla beraber psikososyal destek özellikle afet dönemlerinde büyük önem kazanmaktadır. Deprem sonrası iyilik halinin sağlanması için psikososyal müdahaleler belirli bir hiyerarşiyle ilerlemeli; akut dönemde güvenlik, barınma ve sağlık gibi temel ihtiyaçlar karşılanmalı, ilk aşamada insani ve destekleyici bir müdahale olan psikolojik ilk yardım uygulanmalı, orta dönemde daha ayrıntılı psikososyal destek çalışmaları yürütülmeli ve uzun dönemde uzman desteği, kişiye özgü tedavi ile psikoterapi yaklaşımları devreye girmelidir (Yıldız & Akkoyun, 2023).
Post Traumatic Growth (Travma Sonrası Büyüme) Nedir?
Bazı insanlar için travma negatif bir şey olarak algılanmaz. Bu durum elbette travmadan mutlu oldukları anlamına gelmez fakat baş etme mekanizmalarını iyileştirebilir. Travma bazı kişiler için hayata karşı artan bir takdir duygusu uyandırır, yaşamın önceliklerine odaklanmaya teşviğe sebep olabilir ve kişinin zor zamanların üstesinden gelmeye yönelik güçlü yönlerine odaklanmasını sağlar. Örneğin travma öncesi depresif biri travma sonrası hayata daha çok değer verme eğiliminde olabilir. Post traumatic growth geliştiren birey elbette ki üzüntü, anksiyete, yas vb. duygular hissedebilir ancak bunu yaşamın bir parçası olarak kabul eder. Yani özetle “öldürmeyen acı güçlendirir”.
Sosyal Desteğin Önemi
İnsan sosyal bir varlık ve elbette ki bu varlığını da dayanışma içinde sürdürme çabası gütmekte. Adler kuramlarında “topluluk duygusu” kavramına dikkat çeker ve bireyin topluma ait işbirliğinin ve topluma sağlamaya çalıştığı katkının doğuştan gelen bir eğilim olduğunu öne sürer. Bu sebeple sivil toplum kuruluşlarının önemi artmakta ve toplumsal dayanışma önem kazanmaktadır.
📋Hazırlayan: Stj. Psk. Sıla Taşkıran
Kaynakça: American Psychiatric Association. (2022). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed., text rev.).
Sargın, N., & Demirelli, M. A. (2023). Psikososyal Destek ve Psikolojik İlk Yardım. Current Research and Reviews in Psychology and Psychiatry, 3(2), 81-92. https://izlik.org/JA94WR59PL
Bakır, A., & Doğan, T. (2026). 6 February 2023 Türkiye earthquakes: Trauma response and recovery. Mehmet Akif Ersoy University Journal of Education Faculty, 77, 21-39. https://doi.org/10.21764/maeuefd.1756511
Yıldız, B., & Akkoyun, A. Z. (2023). Deprem Sonrası Psikiyatrik Destek. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, 8(2), 817-820. https://izlik.org/JA32DE79DR