Logo
Freni Olmayan Araba: Antisosyal Kişilik Bozukluğunu Anlamak

Antisosyal biri dediğimizde aklımızda ne canlanır? Çoğu zaman insanlarla sosyalleşmekten uzak olan, arka sıralarda kitap okuyan birileri gelir aklımıza. Fakat psikoloji bilimi açısından antisosyal kişiliğin tanımı farklılaşır. Antisosyal kişilik bozukluğu; yasal davranışlara ilişkin toplumsal normlara uyulmaması, tekrarlanan yalan söyleme, başkalarını kişisel kâr veya zevk için kandırma, dürtüsellik veya önceden plan yapamama, tekrarlanan fiziksel kavgalar veya saldırılarla kendini gösteren sinirlilik ve saldırganlık, tutarlı sorumsuzluk, pişmanlık ve empati eksikliği gibi durumlardan 3 ya da daha fazlasına sahip olan bireylerin sahip olduğu ruhsal bozukluktur. Antisosyal kişilik bozukluğuna sahip bireyler yıkıcı duygudurumlarını kontrol edememekte olup stresle başa çıkamamaktadırlar (Sardoğan, Kaygusuz, 2006). Antisosyal bireyde öfke o kadar yoğun ve baskın bir duygudur ki diğer tüm olumlu duyguları algılamaları için devasa bir kör nokta yaratır.

Antisosyal kişilik bozukluğu erkeklerde tam 3 kat daha fazla görülmekle beraber davranış paternleri de erkeklerde daha uç noktalardadır (Sardoğan & Kaygusuz, 2006). 2014 yılında bir askeri hastanenin psikiyatri polikliniğinde 62 er ile gerçekleştirilen bir çalışmada; antisosyal kişiliklerin cezayı bir sınırlandırma olarak değil, meydan okuma olarak algıladıkları görülmüştür ve bu bireylerde içgörü eksiktir (Yazıcı & Batmaz, 2021). Aynı zamanda birey itaate zorlandıkça öfke patlamaları şiddetlenmektedir. Tanısı 18 yaş sonrası konulabiliyor olmasına rağmen 15 yaş ve öncesinde bir davranım bozukluğu geçmişi olmalıdır ve  otoriteye başkaldırı, hayvanlara veya insanlara eziyet etme, evden kaçma gibi sinyallerin çocukluk ve erken ergenlik döneminde görüldüğü bilinmektedir (Bilge & Mayda, 2023). 30 yaşlarına kadar antisosyal kişilik özellikleri en yoğun haliyle görülürken 40-50’li yaşlar sonrası bu belirtiler azalmaya başlar (Sardoğan & Kaygusuz, 2006). Bu kişilerde empati ve pişmanlık eksikliği belirgin bir niteliktir ve bu sebeple ahlaki frenleri gelişmemiştir. Araştırma sonuçları bu bozukluğa sahip bireylerin duygusal farkındalık, öz motivasyon ve empati kurma gibi temel becerilerde ciddi eksiklikler yaşadığını ortaya koymaktadır ve biyolojik sebepler olarak düşük seratonin, yüksek testesteron ve prefrontal lobun disfonksiyonu yer almaktadır (Sardoğan & Kaygusuz, 2006).

Antisosyal bireylerin duygusal farkındalıklarını körelten yoğun öfke ve saldırganlığı tolere edebilmek ve yapay frenler bulmaya çalışmaları sebebiyle yöneldikleri madde kullanımının getirdiği kontrol kaybı ve yetersiz empati sosyal becerilerle birleşerek toplumsal uyumu zorlaştıran temel engelleri oluşturmaktadır (Sardoğan & Kaygusuz, 2006). Empati yeteneğiyle yakından ilişkili olan insula ve singulat korteks devrelerinde, ayrıca başkalarının duygularını tanımlamaya yarayan ayna nöron sistemlerinde antisosyal kişilik bozukluğu olan bireylerde sorunlar saptanmıştır (Öyekçin & Yıldız, 2012). Aynı zamanda bilişsel empati denilen bir kavrama sahiptirler ve karşısındaki kişinin ne hissettiğini okuyabilir ve zayıf noktalarını tespit edebilirler fakat o kişiyle aynı duyguyu yaşamazlar (Bilge & Mayda, 2023). Bu durum da antisosyal kişilikleri manipülasyon konusunda usta yapar. Araştırmalara göre, antisosyal kişilik bozukluğunun genel popülasyondaki yaygınlığı incelendiğinde %0.2 ile %3.3 aralığında değişmekte iken hapishanelerdeki popülasyonun yaklaşık %75’inin antisosyal kişilik bozukluğuna sahip olduğunu görebilmekteyiz (Bilge & Mayda, 2023). Antisosyal kişilik bozukluğuna sahip bireyler çoğu zaman şiddeti normalize etmiş bir durumda olabilmektedir. Fakat antisosyal denildiğinde sokakta elinde beyzbol sopasıyla gezen biri de canlanmasın gözünüzde, çoğu zaman bu karanlık özelliklerini müthiş bir samimiyet taklidiyle de kamufle edebilmektedirler ve çoğu zaman patolojik yalancılardır (Bilge & Mayda, 2023). Ayrıca iyi eğitim almış beyaz yakalı popülasyonu ile yapılan bu çalışmada, antisosyal kişilik açısından kuralsızlık ve dürtüsellik ile plan yapamama arasında anlamlı hiçbir ilişki olmadığı saptanmıştır. Yani antisosyal kişilik bozukluğuna sahip, iyi eğitimli bireyler kusursuz plan yapabilirler. Antisosyal kişiliğin dürtüselliği “kendimi kontrol edemiyorum”dan ziyade “ben ne istersem onu elde ederim” şeklindedir.  Seri katillerin kişilik özellikleri incelendiğinde pek çoğunun antisosyal kişilik özellikleri gösterdiğini görülebilmektedir. Aynı zamanda, yapılan ikiz çalışmalarında da görülmüştür ki ayrı yetiştirilen ikizlerden biri seri katilken diğeri beyin cerrahı olabilmektedir. Burada Freud’un bahsettiği savunma mekanizmalarından “yüceltmenin (süblimasyon)” önemi görünür. Yüceltme savunma mekanizmasında bireyin agresif davranışları erkenden fark edilip sosyal olarak kabul edilebilir bir şeye yöneltilir. Örneğin şiddete eğilim gösteren bir çocuğu boksa yazdırmak hem çocuğun bu enerjiyi atmasını sağlar hem de sosyal olarak kabul edilebilir bir araca dönüştürür. İkiz çalışmasında da muhtemelen bir çocuk aile tarafından veya kendisi bu eğilimlerini cerrah olmaya yöneltirken, diğeri bu dürtüleri şiddetle göstermiş ve katil olmuştur. Yani aile çoğu zaman çocukta dürtüsellik sebebiyle eksik olan frenin yerini alabilmektedir. Antisosyal kişilik gelişiminde, ailenin düşük ilgisi ile birleşen aşırı kısıtlayıcı veya korumacı tutumlar ve çocukluk döneminde maruz kalınan şiddet ile ihmal en temel risk faktörleri arasında yer almaktadır (Sardoğan & Kaygusuz, 2006).

Antisosyal kişilik bozukluğunda temel tedavi yaklaşımı Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) olarak tanımlanmakta olup eski çalışmalarda lityum ve fenitoin gibi ilaçların saldırganlık ve dürtüsellik üzerinde bazı olumlu etkileri olduğu bildirilmiştir (Öyekçin & Yıldız, 2012).

 📋Hazırlayan: Stj. Psk. Sıla Taşkıran

Kaynakça: Bilge, Y., & Mayda, B. S. (2023). Antisosyal Kişilik Özellikleri Ölçeğinin Geliştirilmesi: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması. Yaşam Becerileri Psikoloji Dergisi, 7(13), 75-91. https://doi.org/10.31461/ybpd.1243718

Gezgin Yazıcı H, Batmaz M. Antisosyal Kişilik Bozukluğu Olan Bireylerde Psikoeğitimin Öfke Davranışlarına Etkisi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar. 2021;13:298–310.

Öyekçin, D. G., & Yıldız, D. (2012). Kişilik Bozukluklarında İlaç Tedavisi. Journal of Mood Disorders, 2(1), 34-46. https://doi.org/10.5455/jmood.20120328094704 

Sardoğan, M. E., & Kaygusuz, C. (2006). Antisosyal Kişilik Bozukluğu Tanısı Almış Ve Almamış Olan Bireylerin Duygusal Zeka Düzeyleri Açısından İncelenmesi. Ege Eğitim Dergisi, 7(1), 85-102. https://izlik.org/JA43XZ44PW

 

Freni Olmayan Araba: Antisosyal Kişilik Bozukluğunu Anlamak