Logo
Fırtınada Kök Salmak: Ruhsal Dayanıklılığın Bilgeliği

Ruhsal dayanıklılık; bireyin stres, travma, kayıp ve kronik zorlanmalar karşısında psikolojik işlevselliğini sürdürebilme ve yeniden uyum sağlayabilme kapasitesidir. Dayanıklılık, patoloji yokluğu değil; zorluklar eşliğinde devam eden bir uyum sürecidir.

Ruhsal dayanıklılık kavramını insanın yaşama güdüsüden kaynaklanan bir beceri olarak da ele alabiliriz. Dolayısıyla herkeste bulunan bir yetenektir ancak bazı kişilerde daha fazla gelişirken bazı kişilerde yeterince gelişmeyebilir. Yani ruhsal dayanıklılık bir beceri ve bu beceriler bazılarında fazla bazılarında az ise her birey bu beceriyi geliştirebilir.

Nörobiyolojik düzeyde ruhsal dayanıklılık; prefrontal korteksin düzenleyici işlevleri ile amigdala tepkiselliği arasındaki dengeyle ilişkilidir. Travma sonrası süreçte bu dengenin yeniden kurulması, psikolojik iyilik halinin temel göstergelerindendir.

Sonuç olarak ruhsal dayanıklılık, bireyin zorlayıcı yaşantılar karşısında “etkilenmemesi” değil, etkilendiği halde düzenleyebilmesi ve uyum sağlayabilmesidir.

Yapılan araştırmalar bireyin alkol ve madde kullanması, sosyal anksiyete özelliklerine sahip olması, herhangi bir ruhsal ya da kronik fiziksel hastalıkların varlığı, prematüre doğum, düşük IQ düzeyi, akademik başarısızlık, etnik bir gruba bağlı olma gibi bireysel, kalabalık bir ailede yaşama, ailede kronik bir hastalığın varlığı, madde kullanan ya da suç işlemiş ebeveynine sahip olma, evlat edinilmiş olma, boşanmış aile, annebaba kayıplarının olması, aile içindeki şiddet gibi sosyal olumsuz faktörler ruhsal dayanıklılık gelişimine olumsuz olarak etkilediğini göstermiştir.

 

Ruhsal dayanıklılığı desteklemek ve geliştirmek için  neler yapabiliriz?

Duygu düzenleme: Yoğun duygularla baş edebilme ve duygusal esneklik. Duygusal esnekliği hem psikoterapi ile hem de olaylara verdiğimiz bakış açısını ele alarak düzenleyebiliriz.

Bilişsel esneklik: Olayları tek bir anlamla sabitlemeden yeniden çerçeveleyebilme, farklı yönlerden de olayları kavrayabilme becerisi kazanmak.

Öz-şefkat: Kendine yönelik yargılayıcı iç sesi azaltabilme, kendini kabul, nazik bir yaklaşım öz şefkati artırır.

Güvenli ilişkiler: Düzenleyici sosyal bağların varlığı önemlidir.

Anlam oluşturma: Yaşantılara bütüncül ve tutarlı bir anlam verebilmek. Değer alanlarını belirlemek.

 

📋Hazırlayan: Psk. Esra Karakuş

Kaynakça:

(Eraslan Çapan, B. ve Arıcıoğlu, A. (2014). Psikolojik sağlamlığın yorducısı olarak affedicilik. Uluslararası eğitim araştırmaları dergisi,5(4), 70-82.) (Psikeart 91. Sayı - Ruhsal Dayanıklılık. Ocak - Şubat 2024.)

Fırtınada Kök Salmak: Ruhsal Dayanıklılığın Bilgeliği