
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), okul öncesi çocuklarda başlayıp erişkinlikte de devam edebilen,aşırı hareketlilik, kısa süreli dikkat ve dürtüsellikle karakterize bir bozukluktur. Çocuklarda en sık görülen psikiyatrik bozukluklardan birisidir ve tedavi edilmediği takdirde çocuğun ruhsal ve sosyal gelişimini ve de eğitim hayatını olumsuz yönde etkileyebilmektedir DEHB'nin ana belirtileri dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüselliktir (Doğangün, B., & Yavuz, M. (2011).
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu nörogelişimsel bir bozukluktur. Beynin gelişimsel yapısını ve işlevini etkileyen bir durumdur. Tipik olarak dikkat eksikliği, dürtüsellik ve hiperaktivite olmak üzere üç temel alanda zorluklara yol açar. Bu bozukluk, çocuklukta başlamakla beraber belirtileri yetişkinlikte devam edebilir ya da yaşamın ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkabilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu zeka ile ilişkilendirilenmez. Yetenekli ve zeki bireylerde de görülebilir. Belirtiler yalnızca dağınık olmak ya da unutmak gibi günlük zorluklar değildir. Bireyin eğitim hayatına çalışma hayatına sosyal ve duygusal alanlarda belirgin işlevsellik bozukluğuna yol açtığından klinik anlam taşıyabilir. Temel belirtiler ise dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olarak sınıflandırılabilir.
Sinaptik boşlukta sürekli ve düşük seviyede bulunan dopamine tonik dopamin denir. Beyindeki arka plan dopamin seviyesi gibidir. PFC ve striatumda genel dikkat ve motivasyonu destekler. Hedefe yönelik davranışı ve planlamayı stabilize eder. Dikkat ve çalışma belleğinin temel zemini sağlar. DEHB' de tonik dopamin düşüktür bu nedenle de PFC ve Frontostriatal Devre yeterince uyarılamaz. Bunun sonucunda da kolay sıkılma, odaklanamama ve hedefi sürdürememe durumları görülebilir (Karamustafa, Z. T. (2024).
Serebellum (Beyincik) temel olarak denge, hareketlerin koordinasyonu, ince motor beceriler, motor öğrenme, dikkat, zamanlama, dil ve duygusal düzenleme süreçleriyle ilişkili bölgedir. Serebellum hacmi ile ilgili çalışmalarda da oldukça tutarlı bir şekilde ve ergenlik boyunca süren hacim azlığı görülmüştür. DEHB tanısı alan çocukların serebellum hacmi normal kontrollere göre %6 oranında düşük bulunmuştur (DEMİRALP, D. T., & ÖZBEK).
Belirtilerin 7 yaşından önce başlaması gerekir. Genellikle 4-5 yaşlarında belirtiler belirgin hale gelir. Ancak bir kısmı bebekliklerinden itibaren huysuzlukları az uyumaları ve az yemeleri ile dikkat çekerler. Okul döneminin başlamasıyla dikkat eksikliğine bağlı öğrenme sorunlarının gündeme gelmesi ve arkadaşlarla olan sorunları aileyi tedirgin etmeye başlar. Ergenlik döneminde ise okul başarısızlığı yanında davranış sorunları ve aileye karşı gelişen tutumlar gözlenir. Ergenlikte aşırı hareketlilik azalır ve yerine çabuk sıkılma ve dikkat kusuru belirgin olur.
DEHB tanılı bireylerin yakın akrabalarında DEHB görülme riski % 10-35 arasında değişmektedir. DEHB olgularının kardeşlerinde DEHB görülme riski % 32 civarındadır. Anne babasında DEHB olan çocuklarda ise bu risk % 57’lere çıkmaktadır. İkiz çalışmalarında da DEHB’nun kalıtsal özelliği vurgulanmıştır. Tek yumurta ikizlerinde DEHBkonkordansı % 50-84, çift yumurta ikizlerinde ise % 30-40 olarak bulunmuştur (Kayaalp, L. (2008).
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların daha doğmadan önce anne rahminde alışılmadık şekilde hareketli olduklarını gösteren raporlar vardır. Bunlar bazen çok fazla ağlayan ve uyku düzeni bozuk olan güç bebeklerdir.
DEHB sıklıkla kaygı gibi diğer psikolojik bozukluklarla aynı anda ortaya çıkabilir. Aslında iki durumun belirtileri sıklıkla örtüşebilmektedir. Örneğin kaygısı olan bir kişi, sinirlilik nedeniyle yerinde duramayabilir ve kıpır kıpır olabilirken, DEHB'si olan bir kişi de yine dikkat süresinin kısa olması nedeniyle aynı belirtileri gösterebilir. DEHB çocuklarda karşı gelme bozukluğu ve davranım bozukluğu ile birlikte görülebilir. Ayrıca, özel öğrenme güçlüğü sıklığı bu çocuklarda daha fazla olabilir. Özel öğrenme güçlüğü ile birlikte görüldüğünde ders başarısızlığı çok daha belirgin hale gelebilir.
Avantajlarına ise ilgi çekici konuda saatlerce kesintisiz çalışabilme, ıraksak düşünme becerisi ile farklı fikirleri birleştirme, yüksek uyarılma anlarında optimal mod sonrası hızlı ve soğukkanlı kararlar alma, risk alma cesareti, empati ve duygusal derinlik, esneklik ve hızlı adaptasyon, merak ve keşif isteği diyebiliriz.
Pekiştireç, istenen davranışın tekrar görülme olasılığını artırmak amacıyla davranışın ardından verilen sonuçtur. Etkili olması için “ödül vermek”ten biraz daha sistematik uygulanır. pekiştireç kullanımı, özellikle davranışın başlatılması ve sürdürülmesinde oldukça etkilidir çünkü bu bireylerde ödül gecikmesine tolerans düşüktür ve motivasyon çoğunlukla “anlık geri bildirim” üzerinden düzenlenir. Bu nedenle pekiştireçler mümkün olduğunca davranıştan hemen sonra verilmeli, neyin pekiştirildiği açık ve net şekilde ifade edilmelidir; örneğin “dikkatini 10 dakika sürdürdün” gibi spesifik geri bildirimler öğrenmeyi güçlendirir. Sürecin başlangıcında sürekli pekiştirme (her uygun davranış sonrası geri bildirim) kullanılarak davranışın temeli atılır, ardından davranış yerleştikçe aralıklı pekiştirmeye geçilerek alışkanlık haline gelmesi sağlanır. Yetişkin DEHB’de ise bu süreç daha çok yapılandırılmış hedefler, küçük görev parçalama, kısa süreli çalışma döngüleri ve anlık küçük ödüller (mola, keyif aktivitesi, tamamlandı hissi) üzerinden ilerler; çünkü büyük ve gecikmeli ödüller motivasyonu yeterince desteklemez. Zamanla dışsal pekiştireçler azaltılarak sosyal geri bildirim, işlevsel sonuçlar ve başarı hissi gibi doğal pekiştireçlerin devreye girmesi hedeflenir ve böylece davranışın içselleşmesi sağlanır.
Beyin Sisi
Beyin sisi özellikle Dehb’li bireylerde görülen bilişsel bulanıklık ve mental yavaşlama hissidir. Bu durum zihinsel bulanıklık, düşünceleri organize edememe, konuya giriş yapamama olarak gözlemlenebilir. Bu durum klasik hiperaktiviteden farklıdır. Daha çok dikkat alt tipinde belirgindir. (frontostriatal devre zayıflığı + düşük tonik dopamin/noradrenalin + ağ senkronizasyon bozukluğu)
Peki ebeveyn olarak neler yapmalıyız?
Kurallar koyduğunuzda bunların spesifik olmasına dikkat edin ve onları yazıp asın. Ödülleriniz çocuk için anlamlı ve güçlü ödüller olsun. Dehb’li çocuklar için az sayıda ama yeterince açık ve kesin kurallar gereklidir.
Sık sık geri bildirimlerin, çocuğunuza ne yaptığının farkında olduğunuzu gösterin.
Çocuğunuzun beklentileri ve planları konusunda yardım edin.
Çocuğunuzun iyi günleri olabileceği gibi kötü günde olabileceğini göz önünde bulundurun.
Olumsuzluklar, hatalar, yapamadığı şeyler ve cezalar hakkında odaklanmaktan ziyade olumlular üzerine odaklanın.
Bir karakter zoruyla değil biyolojik, bir sorunla mücadele etmekte olduğunuzu daima aklınızda tutun.
Çok konuşup da seyahat vermeyin, davranışlarınız daha öğretici olacaktır
Espri anlayışınınızı kaybetmeyin ve sabırlı olun.
DEHB’ li çocuklar sürekli pekiştirilmeyi isterler. Hatta diğer öğrencilerden daha çok olumlu pekiştirmeye ihtiyaç duyarlar.
Kendiniz ve çocuğunuza karşı hoşgörülü olun. Bu işle birliktesiniz elinizden geleni yapıyorsunuz.
Peki yetişkinlikte neler yapılmalı?
Zamanın geçişini fark etmek ve süre tahmini güçlüğünü azaltmak için zamanlayıcı kullanımını arttırmak.
Görev sürelerini görselleştirmek.
Saatin önüne bir kronometre koy, görevin kaç dakika süreceğini görmek.
Geriye sayım görselleştirme. Örneğin günün yapılacaklarını 123 şeklinde öncelik sırasına koymak ve süre tahmini yapmak.
Pomodoro tekniği ile çalışmak. 25 dakika çalışmak ve 5 dakika mola vermek.
Planlayıcı bir ajanda kullanmak ve not tutmak.
Ekran süresini minimuma indirmek.
Mindfulness egzersizleri yapmak.
Kendinize hoşgörülü olmak.
📋Hazırlayan: Psk. Esra Karakuş
Kaynakça: Akgün, G. M., Tufan, E., Yurteri, N., & Erdoğan, A. (2011). Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun genetik boyutu. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 3(1), 15–48.
Amerikan Psikiyatri Birliği. (2000). DSM-IV-TR tanı ölçütleri başvuru kitabı (E. Köroğlu, Çev.). Hekimler Yayın Birliği.
(Özgün eser yayımlanma tarihi 2000)
Demiralp, D. T., & Özbek, D. S. D. (t.y.). Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan erişkinlerde beynin dinlenim durumu içsel bağlantı ağlarının eşzamanlı EEG-fMRI.
→ Burada yıl, yayın türü (tez/makale/bildiri) ve yayın bilgisi eksik olduğu için tam APA düzeni için ek bilgi gerekiyor.
Doğangün, B., & Yavuz, M. (2011). Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu. Türk Pediatri Arşivi, 46(11), 25–28. https://doi.org/10.4274/tpa.46.27
Hayta, K. H. (2001). Biraz hiperaktifiz galiba. Timaş Yayınları.
Karamustafa, Z. T. (2024). Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu’nda beynin değişimi: Hacimsel MRG çalışması (Yüksek lisans tezi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi).
Kayaalp, L. (2008). Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu. Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sempozyum Dizisi, 62, 147–152.
Kılıç, G., & Tunca, Ö. Ö. (2000). Yaratıcı ve görsel etkinliklerle uygulamalı dikkat geliştirme. Yapa Yayınları.
Kiriş, N., & Binokay, S. (2010). Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun fizyolojik temelleri. Arşiv Kaynak Tarama Dergisi, 19(1), 1–11.
Öner, P., Öner, Ö., & Aysev, A. (2003). Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu. Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi, 12, 97–99.