Logo
Sessiz Baskı: Manipülasyonun Yüzü

Empati,içtenlik ve koşulsuz olumlu saygı…

Bireysel terapi modelinin olmazsa olmazlarıdır gerektiği yerde doğru bir şekilde uygulanırsa terapi sürecini başarıyla sağlamış olursunuz.Ancak bu ilkeler tek bir hamleyle yıkılabilir.

Manipülasyon…

Psikolojik manipülasyon, kişinin bilinçli olarak gerçekleri değiştirmesine ve  akli dengesinin bozulduğunu düşündürmesidir. Bu süreçte inkar eder ve etki altına almaya çalışılır (Bingöl & Şencan 2025).

Manipülasyon;zaaflarımız ,korkularımız ,duygularımız  ve arzularımızın başkası tarafından irademiz dışında kontrol altında alınması ve fark edilmemesi sürecidir.

Bu süreç o kadar yoğundur ki farkına vardıktan sonra kendimizi en dipteyken, çaresizken ve yardım istemeyecek haldeyken buluruz.Yardım istemeye utanırız.Farkına varırız ama vazgeçemeyecek halde oluruz. Alıştık deriz alışkanlığın bizi bitirdiğini fark etmeden…

İkili ilişkiler üzerine konuşacak olursam karşımızdaki kişinin bizi yönlendirmesini merak veya sevgi olarak,kısıtlamasını ise kıskançlık olarak yorumlarız.Süreç uzadıkça kendi kaybımımızı görememeye başlarız.Eksildikçe eksiliriz.Kendi düşüncelerimiz ve isteklerimizin değil partnerimizin mutlu ve memnun olması öncelik sıramız olur.İkili ilişkilerde” gaslighting “dediğimiz kavramı çok görmekteyiz.Bu kavram akıl sağlığımızdan şüphe etmemize sebep olacak gerçekleri çarpıtma algımızdır.Karşımızdaki kişi o kadar iyi manipüle eder ki kendi doğruluğumuzdan şaşarız ve onun doğrusu bizim doğrumuz ,bizim doğrumuz ise hatalı anımsama olarak kalır.Gördünüz mü? Hemen kendimizi hatalı anımsama olarak kodladık.Neden kendimize bu kadar keskin cümleler kuruyorken başkalarını daha ılımlı hitaplar kullanıyor,hataları kendimizde arıyoruz? Elbette aramalıyız.Ölçüp biçmeli kendimizi izlemeliyiz.Ancak kendimizi hatalı olarak kodlamamızın sebeplerinden biri de “manipülasyona” maruz kalmamızdır.

Yüksek radyasyona  maruz kalırsak mutasyonlara uğrarız.Mutasyonun kelime anlamı ise başkalaşım,değişim ve dönüşümdür.Bazen kendimiz gibi gözükür ufak farklılıklarımız göze 

çarpar. Bazense yeni bir kimliğe bürünmüş oluruz.Tıpkı bunun gibi yüksek manipülasyona maruz kalanlar mutasyona uğrar.Kendimiz gibi gözükür ama kendimiz olmayız ya da kendimizi tanımayacak hale geliriz.En yaygın Manipülasyon tekniklerinden biri de “Suçluluk Hissettirme” dir.İlk adımlar söylenilenin altındaki cümleleri anlayamazsınız.Çoğu zaman haklı der yoğun empati yapmaya başlarsınız.”Senin için ne fedakarlıklar yaptım,sen benim için bunu yapamaz mısın?” İstek cümlesi.Olumlama yapmanızı ve bir karar vermenizi sağlar.Tam bu noktada yoğun empati  başlar. Onun yaptıklarını kendi yaptıklarınızı hiçe sayarak tartar uygulamaya dökersiniz.Pişmanlık duyulan hiç bir cümleyi süreçte bünyeniz kaldıramayacağı için kendi kararınız olduğunu başta belirttiğim o istek cümlesinin altına sığınırsınız.

Son adımlar ise bilinçaltını susturamayacak hale gelmektir.Atılan adımlar,alınan kararlarda ondan fikir almadan yapamama,sürekli kendini suçlayarak onu memnun etme gayesinde olmaktır.Ters giden her şeyin suçlusunu zihniniz, başkasını değil sizi sorumlu tutmuş bunu özümsemiş halde olursunuz.

1973 yılında İsveç'in başkenti Stockholm'de yaşanan “Stockholm Sendromu” olarak bilinen mağdurun hayatta kalma içgüdüsüyle ona istismar eden,zarar veren kişileri savunma,empati ve güven duygusunu hissederek kayıtlara onları savunarak ifade vermesi ele aldığım bu konuda da yüksek örnek teşkil etmektedir.Süreç içinde istismar eden kişinin manipülasyonu o kadar yüksektir ki eksik yanlarını fark ederek o yönlere şifacı rolüyle gitmesi mağdurun bu hale onun getirdiğini fark etmemesine ve istismar eden kişiye minnet etmesine sebep olmuştur.

Stockholm Sendromu’ndaki örneğindeki gibi manipülasyon etkisinin yoğun olmasıyla beraber kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından güvenlik kamera görüntüleri üzerinde bulunan tarih ve zaman sayacı üzerinde manipülasyon olup olmadığına yönelik inceleme yapılması talep edilmekte ve doğruluğu tüm inceliğiyle takip edilmektedir (Atılgan & Samet 2018).

Manipülasyona uğrayan bireylerde özgüven eksikliği, yetersizlik, kendimizden şüphe duyma ve kusur arama oldukça sık görülen belirtilerdendir.

Sonuç olarak her ne kadar istemesek de bu tarz kişilerle, duygularla baş başa kalabiliriz. Önemli olan kendimizi dinlemeyi bilmektir. İnsana değeri vermeli ama haddinden fazla değerin kendinize, getirdiğiniz konuma saygısızlık olduğunu bilmelisiniz.

Değer ya da fazla sevgi adı altında yapılan her bir manipülasyona boyun eğmemeli, kendi bahçenizi talan etmemelisiniz. Çünkü değer ya da sevgi adı altında yapılan her davranış bahçenize bir fidan daha fazla  eker…

 

 

 

📋Hazırlayan: Stj. Psk. Gülsüm DEMİR

 

Sessiz Baskı: Manipülasyonun Yüzü