
Psikoterapi; belirli hedefleri olan, planlı ve izlenebilir bir değişim sürecidir. Bu sürecin etkili ilerlemesinde düzenli katılım kritik bir role sahiptir. Araştırmalar, terapinin “dozu” (seans sayısı) ve “sürekliliği” (seansların düzenli yapılması) arttıkça, iyileşme olasılığının da yükseldiğini göstermektedir.
1) “Doz–etki” ilişkisi: Seans sayısı arttıkça iyileşme olasılığı yükselir
Psikoterapi araştırmalarında uzun süredir bilinen bir bulgu, terapi süresi/seans sayısı ile elde edilen fayda arasında pozitif bir ilişki olduğudur. Klasik “dose–effect” (doz–etki) çalışması, 15 farklı veri setini (2.400+ danışan) birleştirerek yaptığı analizde; 8 seans sonunda danışanların yaklaşık %50’sinde ölçülebilir iyileşme, 26 seans sonunda ise yaklaşık %75’inde iyileşme beklendiğini raporlamıştır.
Daha güncel bir derleme ise doz–yanıt ilişkisine dair literatürde; %50 iyileşme için sıklıkla 13–18 seans aralığının işaret edildiğini, kontrollü klinik uygulamalarda ise danışanların önemli bir bölümünün ortalama ~12–13 seans içinde anlamlı iyileşme gösterebildiğini belirtmektedir.
"Terapi, çoğu zaman “birkaç görüşmede biten” bir süreç değildir. Düzenli devam, danışanın terapiye yeterli “dozu” almasını ve kazanımların kalıcı hale gelmesini destekler."
2) Erken bırakma (dropout) yaygındır ve etkili desteğe erişimi azaltır
Terapiye erken son verme, ruh sağlığı hizmetlerinde sık görülen bir durumdur. Geniş kapsamlı bir meta-analiz (669 çalışma, 83.834 danışan) terapide ağırlıklı ortalama dropout oranını %19,7 olarak bildirmiştir.
Erken bırakma, çoğu zaman “terapi işe yaramıyor” algısıyla ilişkilense de; gerçek hayatta zaman, maliyet, motivasyon dalgalanmaları, belirtilerin geçici artışı, yaşam olayları gibi etkenler süreci kesintiye uğratabilir. Düzenli katılım, bu dalgalanmaların terapi içinde ele alınmasına ve sürecin sürdürülebilirliğine yardımcı olur.
3) Görüşme sıklığı: Düzenli ve daha yoğun planlama bazı durumlarda iyileşmeyi hızlandırabilir
Seansların yalnızca sayısı değil, hangi aralıklarla yapıldığı da önemlidir. Depresyon örnekleminde yürütülen bir randomize çalışmada, haftada iki seans yapılan terapi uygulamalarının; haftada bir seansa kıyasla depresif belirtilerde daha güçlü bir iyileşme eğilimi gösterdiği raporlanmıştır.
Bu tür bulgular, özellikle belirti şiddeti yüksek olduğunda veya hızlı toparlanmanın hedeflendiği dönemlerde, görüşmelerin düzenli ve uygun sıklıkta planlanmasının klinik açıdan değerli olabileceğini düşündürür.
Not: Her danışan için “ideal sıklık” aynı değildir; sıklık, ihtiyaç ve klinik değerlendirme doğrultusunda birlikte planlanır.
4) Terapötik ittifak: Düzenli görüşmeler güven ve iş birliğini güçlendirir
Terapide değişimi taşıyan en önemli unsurlardan biri, uzman–danışan arasında kurulan terapötik ittifaktır. Geniş bir meta-analiz, terapötik ittifak ile terapi sonuçları arasında orta düzeyde ve tutarlı bir ilişki olduğunu göstermiştir.
Düzenli görüşmeler; hedeflerin netleşmesi, ilerlemenin izlenmesi, zorlanmaların anında ele alınması ve güven duygusunun pekişmesi açısından ittifakı destekler.
Hazırlayan:Psk. Ömer BALABAN
Kaynaklar;
-Howard, K. I., Kopta, S. M., Krause, M. S., & Orlinsky, D. E. (1986). The dose–effect relationship in psychotherapy. American Psychologist, 41(2), 159–164. (Psikoterapide seans sayısı ile iyileşme arasındaki “doz–etki” ilişkisini ortaya koyan temel çalışma.)
-Swift, J. K., & Greenberg, R. P. (2012). Premature discontinuation in adult psychotherapy: A meta-analysis. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 80(4), 547–559. (Yetişkin psikoterapisinde erken bırakma oranlarını ve etkileyen değişkenleri ele alan kapsamlı meta-analiz.)
-Wierzbicki, M., & Pekarik, G. (1993). A meta-analysis of psychotherapy dropout. Professional Psychology: Research and Practice.(Psikoterapide dropout olgusunu meta-analitik düzeyde inceleyen klasik çalışma.)
-Flückiger, C., Del Re, A. C., Wampold, B. E., & Horvath, A. O. (2018). The alliance in adult psychotherapy: A meta-analytic synthesis. Psychotherapy, 55(4), 316–340. (Terapötik ittifakın terapi sonuçlarıyla ilişkisini meta-analiz düzeyinde özetleyen çalışma.)
-Bruijniks, S. J. E., Lemmens, L. H. J. M., Hollon, S. D., Peeters, F. P. M. L., Cuijpers, P., Arntz, A., et al. (2020). The effects of once- versus twice-weekly sessions on psychotherapy outcomes in depressed patients. The British Journal of Psychiatry, 216, 222–230. Depresyonda haftada 1 seans ile haftada 2 seansın sonuçlarını karşılaştıran randomize çalışma.)
-Bruijniks, S. J. E., Hollon, S. D., Lemmens, L. H. J. M., Peeters, F. P. M. L., Arntz, A., Cuijpers, P., et al. (2024). Long-term outcomes of once weekly v. twice weekly sessions of cognitive behavioral therapy and interpersonal psychotherapy for depression. Psychological Medicine, 54(3), 517–526 (Seans sıklığının uzun dönem sonuçlarına odaklanan izlem çalışması; düzenli katılım ve seans planlaması açısından önemli bulgular içerir.)