Logo
Depresyonu Hissetmek ve Anlamak

Depresyon çoğu zaman tek bir kötü günden ibaret değildir. Daha çok; duygu, düşünce, beden ve davranış alanlarının birbirini beslediği, zaman içinde derinleşebilen bir örüntüdür. Dünya Sağlık Örgütü, depresif bozukluğu; uzun süre devam eden çökkün duygu durum veya ilgi/zevk kaybıile giden ve günlük işlevselliği bozan bir durum olarak tanımlar. 

 

1) Enerji düşer: “Basit işler bile ağır gelir”

Depresyonun ilk ipuçlarından biri sürdürücü bir yorgunluk halidir. Bu, “çok çalıştım” yorgunluğundan farklıdır; dinlenmekle tam toparlamayabilir.

  • Yataktan kalkmak zorlaşır

  • Gün içinde “hareket gücü” azalmış gibi hissedilir

  • Konsantrasyon ve karar verme zorlaşabilir

Bu tür bedensel-bilişsel belirtiler tanı ölçütleri içinde yer alır.

 

2) Keyif alma azalır (Anhedoni): “İyi şeyler de iyi gelmiyor”

Depresyonun iki temel ekseninden biri ilgi/zevk kaybıdır. Kişi sosyal etkinliklere, hobilere, hatta sevdiği insanlara karşı bile “mesafe” hissedebilir. DSM ölçütlerinde de tanı için temel belirtilerden biridir.

İçeriden nasıl hissedilir?

“Mutlu olmuyorum; daha çok ‘hiçbir şey hissetmiyorum’.”

 

3) Zihnin tonu sertleşir: “Benlik eleştirisi artar”

İlerledikçe daha sert eleştirel bir ses konuşur zihinde. Kendimizi daha değersiz ve yetersiz hissetme eğilimimiz hızla artar. Kendimize karşı suçlayıcı olabiliriz. Hareketsizlik bunu daha da yerleştirerek daha az harekete geçmemimizi sağlar bu durumda kısır döngü içinde olmamızı ve şemanın kendini güçlendirmesini sağlar. Zamanla buu düşünceler otomatikleşir; kişi “düşünce” gibi değil “gerçek” gibi yaşar.

 

4) Kaçınma ve geri çekilme: “Yapmadıkça daha kötü, ama yapmak da zor”

Enerji düşer > kişi etkinliklerden uzaklaşır  > yaşam alanı daralır > bu da duygu durumunu daha da düşürür.

Bu döngüyü hedefleyen, depresyon için etkili bulunan yaklaşımlardan biri Davranışsal Aktivasyon'dur. Davranışsal aktivasyon depresyon tedavisinde etkili olduğunu gösteren meta-analiz bulguları vardır.

İçeriden nasıl hissedilir?

“İçimden gelmiyor… ama gelmeyince daha da çöküyorum.”

 

5) Uyku–iştah–beden: Depresyon “bedende” de yaşanır

Depresyon çoğu zaman:

  • Uykusuzluk ya da aşırı uyuma

  • İştah azalması ya da artması

  • Psikomotor yavaşlama (ağırlaşma) ya da huzursuzluk

  • Bedensel ağrılar, sıkışma, halsizlik

    gibi değişimlerle seyreder. Bu belirtiler klinik tanımın parçasıdır.

 

6) Umutsuzluk ve anlam kaybı: “Gelecek sanki kapanır”

Bu aşamada kişi:

  • “Böyle gidecek” hissi

  • Kendini değersiz görme

  • Suçluluk ve kendini yargılama

  • Hayatın anlamını yitirmiş gibi hissetme yaşayabilir.

 

 

Kendini Gözleme Listesi: “Ben mi abartıyorum, yoksa bir şeyler yolunda değil mi?”

Bazen depresyon kendini “ağlamak”la değil, daha gizli bir şekilde gösterir: hayatın sesi kısılır. Yapman gerekenler aynı kalır ama onları taşıyan güç azalır. Aşağıdaki sorulara “evet” diyorsan, bu bir tanı değildir; ama zihnin ve bedenin senden bir şey anlatmaya çalışıyor olabilir.

 

• “Son 2 haftada günlerin çoğunda keyfim/ilgim belirgin azaldı mı?”

Bu soru şunu ölçer: Hayatla arandaki bağ hâlâ canlı mı?

Depresyonda çoğu kişi “üzgünüm” demekten çok şunu söyler: “Hiçbir şeyden tat alamıyorum.” Eskiden iyi gelen şeyler (müzik, sohbet, yürüyüş, dizi, hobi) artık “nötr” geliyorsa; bu, duygusal sistemin ödül/zevk tarafının devreden çıkmaya başladığını gösterebilir.

 

• “Uyku ve iştahım değişti mi?”

Depresyon “duygu” diye başlar ama çoğu zaman beden üzerinden görünür olur. Uykunun artması/azalması, sabah erken uyanıp tekrar uyuyamamak ya da iştahın açılması/kapanması… Bunlar “irade zayıflığı” değil; çoğu zaman stres sistemi ve biyolojik ritmin bozulduğuna dair işaretlerdir.

Kısacası: Beden “ben iyi değilim” derken, zihin henüz bunu kabullenmemiş olabilir.

 

• “Enerjim, odaklanmam, karar vermem zorlaştı mı?”

Bu madde en çok yanlış anlaşılanlardan: Kişi kendini “tembel” sanabilir. Oysa depresyonda sık görülen şey, zihinsel enerji kısılmasıdır.

  • Dikkat çabuk dağılır

  • Basit seçimler bile yorucu gelir

  • Erteleme artar

    Bu, karakter meselesi değil; çoğu zaman beynin “yük altında çalışma biçimi” ile ilgilidir.

 

• “Kendime yönelik eleştiriler ve umutsuzluk arttı mı?”

Depresyon çoğu zaman iç sesin tonunu değiştirir: Daha sert, daha keskin, daha kesin konuşur. “Yapamıyorum” değil, “ben zaten yetersizim” gibi cümleler artar. Bu noktada kişi yaşadığı duyguyu değil, kendini suçlamaya başlar. Ve bu suçlama, depresyonu besleyen güçlü bir yakıta dönüşür.

 

• “Günlük işlevim düştü mü?”

Asıl kritik soru budur: Hayatın akışı bozuldu mu?

İşe/okula gitmek zorlaşması, ev düzeninin dağılması, sosyal geri çekilme, özbakımın aksaması… Bunlar “biraz moral bozukluğu”ndan daha fazlasına işaret edebilir. Çünkü depresyonda mesele sadece “nasıl hissettiğin” değil, hayatının ne kadarını taşıyabildiğindir.

 

Eğer bu sorulara “evet” diyorsan…

Şu anlama gelebilir: Zihnin ve bedenin bir süredir bir yük taşıyor ve artık alarm veriyor. Bu durumda tek başına “toparlanmayı” beklemek yerine, bir uzmandan destek almak; hem belirtilerin derinleşmesini önleyebilir hem de toparlanmayı hızlandırabilir.

📋Hazırlayan:Psk. Ömer BALABAN

 

Kaynakça:

World Health Organization (WHO). (2025, 29 Ağustos). Depressive disorder (depression) – Fact sheet.  

World Health Organization (WHO). (2025, 30 Eylül). Mental disorders – Fact sheet.  

National Institute of Mental Health (NIMH). (t.y.). Depression (Signs, symptoms, diagnosis, treatment).  

American Psychiatric Association. (t.y.). What is depression?  

Depresyonu Hissetmek ve Anlamak
Bu blogları da okumak isteyebilirsiniz.