Logo
Çocukların Dünyayı Anlama Yolculuğu: Piaget’ye Göre Bilişsel Gelişim

Bir çocuğun büyümesini sadece boyunun uzaması ya da yeni şeyler öğrenmesiyle açıklamak yeterli değildir. Büyüme, dünyayı anlama biçiminin değişmesinde gizlidir. İşte bilişsel gelişim dediğimiz şey tam olarak budur. Biliş; düşünme, hatırlama, problem çözme, akıl yürütme, öğrenme ve anlamlandırma gibi zihinsel süreçleri kapsar. Çocuklar büyüdükçe sadece daha fazla bilgi edinmezler; olaylara bakış açıları, düşünme yöntemleri ve gerçekliği yorumlama biçimleri de dönüşür.

 

Bu alanda en önemli isimlerden biri olan Jean Piaget, çocukların “küçük yetişkinler” olmadığını söyleyerek gelişim psikolojisine bambaşka bir bakış kazandırmıştır. Piaget’ye göre çocukların düşünce sistemi yetişkinlerden tamamen farklıdır ve her yaş dönemi kendine özgü bir zihinsel yapıya sahiptir. Yıllarca kendi çocukları ve birçok çocuk üzerinde yaptığı gözlemler sonucunda oluşturduğu kuramında, bilişsel gelişimi “daha çok bilgi öğrenmek” değil, düşünme biçiminin değişmesi olarak açıklamıştır.

 

Piaget’nin ilk dönemi olan duyumotor dönemde (0-2 yaş), bebekler dünyayı duyuları ve hareketleri aracılığıyla keşfederler. Bir bebeğin sürekli bir nesneyi yere atıp tekrar tekrar izlemesi aslında basit bir oyun değil, öğrenme sürecidir. Görerek, dokunarak, emerek ve işiterek çevreyi tanımaya çalışırlar. Bu dönemde zamanla nesne sürekliliği gelişir; yani oyuncak gözden kaybolsa bile tamamen yok olmadığını anlamaya başlarlar. Reflekslerle başlayan davranışlar giderek bilinçli ve amaçlı hale gelir.

 

İşlem öncesi dönemde (2-7 yaş) ise çocukların dünyası sembollerle genişler. Artık bir kutu onların gözünde araba olabilir, bir çubuk sihirli değnek haline gelebilir. Dil gelişimi hızlanır, hayal gücü belirginleşir. Ancak düşünce hâlâ benmerkezcidir; çocuk başkasının bakış açısından olayları değerlendirmekte zorlanır. Mantık yürütmeye başlasa da çoğu zaman olayların yalnızca tek bir yönüne odaklanır. Örneğin bir nesneyi sadece rengine göre sınıflandırabilir. Bu dönem çocukların oyun kurduğu, hayal ettiği ve sembolik düşünmenin temellerini attığı oldukça renkli bir evredir.

 

Somut işlemler döneminde (7-11 yaş) düşünceler daha mantıklı bir hale gelir. Çocuk artık olayların birden fazla yönünü değerlendirebilir ve somut durumlar üzerinden akıl yürütebilir. Matematik işlemleri, sıralama, sınıflama gibi beceriler gelişir. Ancak düşünce hâlâ “şimdi ve burada” ile sınırlıdır. Soyut kavramlar ya da varsayımsal durumlar onlar için zorlayıcı olabilir. Bir problemi çözebilirler ama bunu genellikle gözlerinin önünde somut bir örnek olduğunda daha rahat yaparlar.

 

Soyut işlemler döneminde ise (11 yaş ve sonrası) düşünce sistemi yepyeni bir boyut kazanır. Ergen artık sadece olanı değil, olabilecekleri de düşünmeye başlar. Geleceğe dair plan kurabilir, hipotez geliştirebilir, neden-sonuç ilişkilerini daha derin değerlendirebilir. Adalet, özgürlük, ahlak gibi soyut kavramlarla ilgilenir. Kendi fikirlerini oluşturur, dünyayı sorgular ve bazen “ideal” bir dünya hayal eder. Bu dönem, bireyin kimlik gelişimi ve yaşamı anlamlandırma süreci açısından oldukça önemlidir.

 

Piaget’nin kuramı bize şunu hatırlatır: Çocuklar dünyayı bizim gördüğümüz gibi görmezler. Her yaşın kendine özgü bir düşünme biçimi vardır. Bir çocuğu anlamanın yolu bazen ona bir yetişkin gibi davranmaktan değil, onun dünyasına biraz daha yakından bakabilmekten geçer.

 

📋Hazırlayan: Psk. Esra Karakuş

Kaynakça: Ağaçsapan, A., & Rhyme, S. 3. PIAGET'NİN BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI. Kuramdan Uygulamaya DİL EDİNİMİ, 49.

KULOĞLU, A. (2023). BİLİŞSEL GELİŞİM. EĞİTİMİN KAVRAMSAL TEMELLERİ-8: Eğitim Psikolojisi, 81.

Santrock, J. W. (2020). Yaşam boyu gelişim (13. baskı). Nobel Akademik Yayıncılık.

Çocukların Dünyayı Anlama Yolculuğu: Piaget’ye Göre Bilişsel Gelişim