Grup Psikoterapi

Bütün psikolojik tedavilerde olduğu gibi, grup psikoterapilerinde de amaç, psikolojik dengenin sağlanmasıdır. Yani kişiler arası ilişkilerin düzelmesi, içgörü kazarak gerçekleri yargılayabilme, sublimasyon yaparak daha dengeli bir kişilik yapısı elde etmeye gidiş, geliştirilmiş bir benlik duygusunun yaratılması, tedavinin özünü oluşturur.

İnsanlar küçük ve geniş gruplar halinde yaşar ve etkileşimlerde bulunurlar. Adeta içinde yaşanılan toplumun bir minyatürünü sağlayan grup psikoterapilerinde, hastalar/ danışanlar, kendilerini ve diğerlerini daha iyi anlama, tanıma ve kendilerini değiştirme, geliştirme fırsatı bulurlar. 

İnsan ilişkilerinin en yoğun yaşandığı grup psikoterapileri, bireyin kendini tanıması ve saklambaç oynamaktan vazgeçmesi gereken arenalardır. Öyle arenada ki grup oturumları ilerledikçe sosyal maskelerini ve savunma silahlarını yavaş yavaş terk eden bireyler cesaretle silkinerek kendi özleriyle yüzleşmeyi göze alırlar.

Grup psikoterapisi ile tıbbi hastalıklar, madde istismarı, şizofreni ve majör duygulanım bozuklukları gibi bir çok psikiyatrik hastalık tedavi edilebilir. Gruptaki bireylerin karşılıklı desteği, bireyin psikolojik sorunları konusunda rahatlaması, psikolojik yardım isteyen bireyin izolasyon çemberinden kurtulması, hastalığı ile ilgili doğru bilgi ve örneklere ulaşması tedavi sürecinde çok faydalı olur.

Grup terapileri en az 3 üye ile yapılır. 15 kişilik büyük gruplarda da uygulamalar mümkündür. Bir grup seansı genel olarak 1 ile 2 saat sürer ama zaman sınırlaması sabit olmalı, buna uyulmalıdır. Haftalık seanslar en çok tercih edilen durumdur.

Yaklaşık 40-50 yıl önce oldukça popüler olan, grubun 12 ila 72 saat boyunca sürekli toplandığı maraton gruplar günümüzde hemen hemen kullanılmamaktadır.Grup psikoterapisi çeşitlerini şöyle sıralayabiliriz.

1)Destekleyici grup terapi.

2)Analitik yönelimli grup terapi.

3)Grup psikoanalizi.

4)Transaksiyonel grup terapi.

5)Davranışsal grup terapi.

Genelde haftada 1-3 kez uygulanan grup psikoterapileri ile psikozlar, anksiyete bozuklukları, kişilik bozuklukları, fobiler ve cinsel sorunlar tedavi edilmeye çalışılır. Günlük yaşam sorunları, iletişim sorunları, çift sorunları, çocuk sorunları, aile sorunları ve kişisel gelişim amaçlı grup terapileri de yaygındır.

Grup psikoterapisi için kesin kontrendike durumlar yoktur. Antisosyal hastalar gruba uyum sağlamada zorluk çekecek en önemli gruptur. Manik ve yıkıcı olan hastalar, sanrıları bulunan hastalar farmakolojik kontrol altına girmeden gruba alınmamalıdır.

Grupları oluştururken birçok psikoterapist farklı tanısal kategorilerden, farklı yaş, eğitim, sosyal ve kültürel seviyelere sahip hastalardan ve farklı cinsiyetlerden seçim yapmaya çalışarak heterojen bir aktivasyon sağlamayı hedefler. Çocuk ve ergenlerde ise genelde kendi yaş grupları ile çalışma tercih edilir.

Grup terapisinde açık ve kapalı grup kavramları da bilinmelidir. Kapalı gruplarda belirlenmiş sayıda ve bileşimde hasta vardır. Bir üye ayrılırsa yeni bir üye kabul edilmez. Açık gruplar ise değişken ve daha akıcı olup, üyelerin değişmesi ve grubun sayısının azalıp çoğalması mümkündür.

Bir grup terapistinin aktif mi veya pasif mi olması gerektiği konusunda farklı fikirler olsa da genel görüş terapistin rolünün temel olarak kolaylaştırıcı olmasıdır. Tedavi ve değişimin temel kaynağı grup üyelerinin kendileridir. Terapist sadece teknikleri uygulayan bir uzmanın ötesine geçmeli, kişiliği, sıcaklığı, empati gücü ile kuvvetli bir değişim tetikleyicisi olmalıdır.